Sıcaklarla başım dertte.
Ben, ki ağustos ortasında İzmir sıcağında doğum yapan ben, şimdi Bursa’nın mayıs sıcağına dayanamıyorum. Gerçekten korkmasam bu kadar börtüden böcekten bahçede yatıcam. O kadar feci yani durum.
Bu ikinci hamilelik ilkine hiç benzemiyor. Hani derler ya her gebelik farklıdır diye öyleymiş gerçekten. Ama bu farklılık bebeklerden kaynaklanmıyor bence. Tamamen 30 öncesi 30 sonrasıyla alakalı gibi. 28 yaşımda doğurdum canım oğlumu. Doğurana kadar da çalıştım. Hiç zorlanmadan. Hiç öf pöf demeden çalıştım, gezdim, koşuşturdum. Şimdi ise ayağımı ocakta kaldırıp şubatta basasım var. Yuh hakkaten. Şikayet değil bu yazdklarım sakın öyle anlaşılmasın. Minik kızım gayet uslu. Hareketleri bile kibar kibar. Canım benim. Onun bi eziyeti yok yani bana. Benim derdim kendi vücudumla. Şimdiden 10 kilo aldım zaten. Yine 23 kilo olmasın da toplamda. Bu sefer buna biraz dikkat ediyorum. Kapılardan sığabilmek istiyorum .
...
Erk kardeşini dört gözle bekliyor. Eli karnımda onu çok sevdiğini falan söylüyor. Ama hep kardeşim diye bahsediyor, sesleniyor vs. Adını hiç kullanmıyor. Sadece sorulduğunda adı İpek olacak diyor ama kendisi hep kardeşim diyor. Acaba adı mı beğenmedi yoksa başka bir şey mi var. Acaba henüz canlı olarak görmediği için mi kullanmıyor ismini. Anlamıyorum ki kardeş olaylarından. Ne hisseder. Ne kadar sever. Nasıl kabullenir. Öğrenicez bakalım. Erk bize öğretecek.
...
bugün çok sevdiğim arkadaşım geliyor ankaradan. 2 gün beraberiz. sonunda :)
...
benim çocuklar acıktı. bu yazıda böyle oluversin. her telden. sabah sabah.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder